Username:

Password:

Fargot Password? / Help

Araklanan Fotoğraflarım Hakkında

Neredeyse tüm portre fotoğraflarım web sitemin altyapısı seo özellikleri taşıdığı için Google görsel arama moturunda listeleniyor. Özellikle büyük küçük farketmeden internet medyasında, çalınarak izinsiz çok kullanılıyor. Biliyorum ki pek çok haber sitesinin ne bir fotoğrafçısı ne de görsel arşivi var. Pek çoğu anca kendini döndürüyor. Bu yüzden kullanılmasına da bir şey dediğim yok. Sadece istediğim fotoğrafa saygı. Ama bu kimsenin umurunda değil.

Gerçi internet sitelerinin çalmasından daha vahim örneklerini de görmüş durumdayım. Örneğin işçinin emekçinin hakkını savunduğunu varsaydığım bir örgüt. Türkan Saylan rahmetli olduğunda web sitemdeki portrelerinden beğendiği biri ile ölüm ilanı bile verdi.

Hayır acaba kontörleri mi yoktu bir telefon açıp izin almak için? İzin alsalar yüksek çözürlüklü olanını verirdim ve pixel pixel bir ilan vermek zorunda kalmazlardı. Rahmetli Türkan Hanım’ın ofisinde içtiğim kahvenin hatırına bu kamulaştırmaya bir şey demedim.

Keza pek çok gazetecinin ve iletişimcinin hocası Ünsal Oskay rahmetli olduğunda da aynı durumu yaşadım.

Neredeyse herkes benim çekmiş olduğum Ünsal Oskay portrelerini çarşaf çarşaf kullandı. Bu seferde Rahmetli Ünsal Hoca’yla odasında çay sigara yapmıştık diye kendi kendimi avutup, o güzel insanı anlatacak yazılara eşlik etsinler diye. Ünsal hocanın çektiğim tüm fotoğraflarını yüksek çözünürlüklü olarak web sitemden kendim dağıttım. Halen dağıtmaya devam ediyorum.

Böyle şeyler sık sık oluyor alıştım artık. Fakat en son olarak internet medyası şu an Silivri cezaevinde tutuklu bulunan Tuncay Özkan'ın eşi Duygu Dikmenoğlu ile yapılan haberlele ilgili olarak arşivime sulanınca canım sıkıldı. Zamanında pozitif filme çekmiş olduğum bu portreye 'Enerji' ismini takmıştım. Duygu Dikmenoğlu'nun gülümseyen gözlerinden kamerama yansıyan buydu çünkü. Fakat onlar baktığınızda olumlu bir duygu alacağınız fotoğrafa dramatik başlıklar atarak, kameramla var ettiğim pozitifliği bir mahkemenin ortasında sevin ya da sevmeyin ayrı düşmüş iki insanın hüznüne meze yapıp, yanlarına da reklam almışlar.

Kibar ve emeğe saygılı insanlar zaten hemen kendini belli ediyor. Örneğin Aziz Nesin'in oğlu Ali Nesin Erdal İnönü'nün portresi için izin istedi, kendisine buyurun hocam dedim. Sonrası kullandığı yayından da iki tane göndererek teşekkür etti bende ona kibarlığı için teşekkür ettim. Bir örnek daha vermem gerekirse bir dönem zaman zaman aynı evde bile kaldığımız şu aralar pek görüşmesek de öz abim gibi sevdiğim ve yakın olduğum Erkin Koray ona verdiğim halde bir konser fotoğrafını kitabında kullanırken telefon açıp böyle böyle yapıyorum diyerek haber verdi. Bu tarz insanların önem verdiği şey aslında telif hakkı değil. Üretilen bir işe harcanan her neyse, ona saygı.

Ben özellikle 1998 den beri portre ağırlıklı olarak fotoğraf çekerek hayatını kazanan ve herhangi bir basın kuruluşuna bağlı olmadan çalışan bağımsız bir fotoğrafçıyım. Bir fotoğrafçı olarak bir yere gelmem günümüz koşullarındaki gibi zart diye gerçekleşmedi. Tripod taşıyarak girdiğim bu yolda gerekli tüm çileleri çekerek ve çeşitli badireleri atlatarak bir yerlere geldim. Fotoğraf çekmek dışında herhangi bir gelirim veya yan işim yok. Ağırlıklı olarak hizmet verdiğim iş dünyasında kapısından içeri girmediğim şirket ve elini sıkmadığım CEO çok az. Pek çok sanatçının konser ve sahne fotoğraflarını çektim, bazı büyük şirketlerin ve ailelerin özel belgesel fotoğrafçısıyım. Basına kapalı davet ve partilerde çekimler yapıyorum, moda ve reklam fotoğrafları çekiyorum. Sayamayacağım kadar insanın evine ve iş yerine gerek röportaj gerekse özel çekimler için girdim. Ülkemizin pek çok bölgesine gittim. Aşağı yukarı İstanbul'da ikiyüzbin kilometre yol yaptım. Buna bağlı olarak hatırı sayılır bir görsel arşivim mevcut. Bu arşivimin beni ve müşterilerimi ilgilendiren büyük bir kısmını mesleğimin etiği gereği bir yerlerde paylaşmak gibi bir niyetim zaten yok. Zaman içinde sevdiğim bazı fotoğraflarımı, insanlarla paylaşmaya karar verdim. Bunu da sponsor arayıp bir yerlerde sergi açıp bir ay sonra gerisin geri toplamak yerine, kapsamlı bir web sitesi yaparak internette sergileme yoluna giderek yaptım. Son bir kaç yılımın gecelerini web teknolojileri üzerinde harcıyarak kafama göre bir web sitesi ve fotoğraf blogu oluşturdum. Ve dananın kuyruğu orada koptu. Olay, saldım çayıra mevlam kayıra bir hal aldı. Ve ben de bir an duraksadım. Bu önümüzdeki iki ay içinde Dublin'de fotoğraf arşivimle vakit geçirip, koydukça çalınan arşivimden kareleri web sitemin tasarımını da değiştirip bir upgrade yaptıktan sonra eklemeye devam edeceğim. Amacım oldukça büyük ve kapsamlı bir kişisel fotoğraf sitesi yapmak. Bunu başarmama ramak kaldı, biliyorum ki fotoğraflarım tekrar çalınacak. Fakat şunu belirtmek isterim ki; sinirli ve bir süredir arabasının bagajında kürek sapı taşıyan biriyim.

Kitap olup insanları aydınlatacağı yerde, kürek sapı olarak kalma kaderine mahkum bu gereçle sevdiğimiz de bir şarkı var 'Bu kadar yürekten çağırma beni. Bir gece ansızın gelebilirim.

Fotoğraflarını Nasıl Kullana bilirim ?

Sitede ve fotoğraf  blogumda yer alan fotoğrafların her biri üretilmiş bir eserdir. Bu yüzden Google arama motoruna aradığınız fotoğrafı yazıp, beğendiğinizi alıp canınızın istediği gibi kullanamazsınız. Fotoğraflardaki ismi silerek  yazılı ve görsel basında, firma katologlarında, ölüm ilanlarında, takvimlerde ve  internet sitelerinde  izinsiz kullanmanız  5846 no'lu FİKİR VE SANAT ESERLERİ kanununa göre suçtur*.  Bu, bu kadar basit... *Kişisel bloglar ve ticari kaygı gütmeyen web siteleri link vererek, ulusal basın yayın organları ise kaynak belirterek kullanım yapabilir.

Örnekler

Leave your comment

Your Name: (required)

E-Mail: (required)

Website: (not required)

Message: (required)