Orhan Taylan
Bazen kendi arşivimde boş boş gezerken, bazı fotoğraflara takılıp orada kalıyorum. Genelde her şeyin içinde kaybolmam, bir anısı, bir hatırası veya üzerinden yıllar geçsede hissettirdiği bir şeyler olmalı ki 2007 yılının Şubat ayında atölyesinde çektiğim fotoğraf serisi de öyle.
Bir Ustanın Ardından: Orhan Taylan'ın Portresi
4 Kasım 2023 tarihinde aramızdan ayrılan usta ressam ve heykeltıraş Orhan Taylan'ı, zamanında objektifime yansıyan bu karelerle anmak istedim.
Çoğumuz onu 1976 yılında çizdiği ve işçi sınıfıyla özdeşleşen o meşhur "dünyayı havaya kaldıran nasırlı eller" 1 Mayıs afişiyle tanıyoruz. Ancak o, sözünü sadece kağıt veya tuval üzerinde değil, devasa alanlarda da söyleyen bir sanatçıydı; nitekim aynı yıl (1976) düzenlenen Antalya Uluslararası Sanat Festivali'nde ilk duvar resmini yaparak sanatını sokağa, doğrudan halkın arasına taşımıştı. 1941 Samsun doğumlu Taylan, piyasanın kurallarına boyun eğmeyen, müzayedelere resim vermeyi reddeden ve sanatını bir varoluş biçimi olarak yaşayan gerçek ve tavizsiz bir entelektüeldi. Kendi boyasını kendi üreten, sanatını Asmalımescit'teki atölyesinde büyük bir tutkuyla sürdüren nadir isimlerdendi.
12 Eylül döneminde Barış Derneği davasında idamla yargılanıp yıllarca hapis yatmasına rağmen, inandıklarından ve üretmekten asla vazgeçmedi. Onun fotoğraflarını çekerken vizörden baktığımda; yüzündeki o derin yaşanmışlığı, bakışlarındaki vakur ve boyun eğmez ifadeyi yakalamak benim için çok kıymetli bir deneyimdi.
Şimdi bu fotoğraflara geri dönüp baktığımda, sadece fırçasıyla değil, duruşuyla da iz bırakmış koca bir çınarı görüyorum. Anısına ve sanatına saygıyla...
Ek Bilgiler
Argonotlar ➡️ Orhan Taylan İle Solun Görsel Hafızası Üzerine